Hoşgeldiniz: Prof. Dr. Necati Demir - www.necatidemir.net / www.necatidemir.tk
 Yeni Kullanıcı / Giriş Şu ana kadar 4462462 sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: Nisan 2007  
Menü

Benim Köşem
· Sunuş
· Bahtiyar Vahapzade
· Türk Ninnilerinin Dili
· Türkiye'nin Bekçisi
· Nevruz
· Pileki/Bileki
· Karatekin Gazi

Uyarı

Bu sitedeki yazılar, yazarının önceden izni olmadan elektronik, mekanik, fotokopi veya herhangi bir kayıt sistemiyle çoğaltılamaz, yayımlanamaz ve depolanamaz.


Ödüller
Gazi Üniversitesinden Yayın Ödülü
2012

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN TEMEL DEĞERLERİ İLE TÜRK MİLLETİNİN MADDİ VE MANEVİ DEĞERLERİNİN GELİŞTİRİLMESİ”NE HİZMET ÖDÜLÜ
2011

2010 Yılı Türk Halk Bilimine Hizmet Ödülü
2010

2008 Yılı Türk Halk Kültürüne Hizmet Ödülü
2008

Dergi-Sempozyum

Türkçe Eğitimi ve Öğretimi Araştırmaları Dergisi

Gazi Üniversitesi 1. Uluslararası Türkçe Eğitimi Sempozyumu

1. Uluslararası Türkçe Öğretimi Öğrenci Kongresi

Türkçe Araştırmaları Akademik Öğrenci Dergisi

Avrupa'ya Türk Göçü'nün 50. Yılında Türkiye - Avusturya İlişkileri Sempozyumu


www.wir-kinder.de
www.wir-kinder.de

Hit
Şu ana kadar
4462462
sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: Nisan 2007

Hava Tahmin
İstanbul Ankara
İzmir Antalya
Adana Bodrum

Google Arama
Google



Sigaraya Hayır



TÜRKÇENİN FARSÇA BATAĞINA SAPLANMASI VE TARİHİN İNGİLİZCE İLE TEKERRÜRÜ
Türkçenin Farsça Batağına Saplanması Ve Tarihin İngilizce İle Tekerrürü




Tarih boyunca Türkçe, Türk milletinin millî birliğinin en önemli dayanağı olmuştur. Bir başka söyleyişle Türk milleti tarih boyunca birliğini Türkçe ile sağlamıştır. Dilde birlik bozulunca, millî birlik de zayıflamış, her defasında bedeli çok ağır ödenmiştir.

Bu durumun en göze çarpan örneklerinden biri de X-XII. yüzylıllar arasında geçen zamandır. Oğuzlar, XI. yüzyılda batıya göçerken Hazar Denizi'nin güneyinden geçerek Anadolu'ya gelmişlerdir. Gelirken Farslarla dirsek temasına girmişler, o devirde son derece duru ve işlek olan Türkçeyi Farsça batağına saplamışlardır. Türkçe bu bataktan ancak yüzyıllar sonrasında çıkabilmişlerdir.

Selçuklular Anadolu'yu yurt tuttuğunda ve burada bir devlet kurduğunda devlet dili olarak Farsçayı kabul etmiştir. Farsçanın bir akım olduğu yıllarda devlet dili de Farsça olunca devrin aydınları eserlerini Farsça yazmıştır. Hükümdarlar adına yazılan, onlara sunulan ve hükümdarlar tarafından rağbet gören eserler Farsçadır. Bilim adamlarının ve aydınların yetiştiği medreselerde öğretim dili Farsça ve Arapçadır.

Bu akıma uyan yüzlerce belki binlerce yazar ve şair eserlerini Farsça yazmışlardır. İki örnek: Mevlanâ meşhur eseri Mesnevî'yi Farsça ile kaleme almıştır. Sonraki nesiller ancak tercümesini okuyabilmişlerdir. 1245'te Mevlanâ İbn-i Ala tarafından yazılan ve Anadolu'nun fethi gibi önemli bir konuyu anlatan Dânişmend-nâme, Farsçadır. Bu eser 1360'ta Arif Ali tarafından Türkçe olarak kaleme alındıktan sonra Türk halkının hizmetine sunulmuş ve köy odalarına girmiştir. Fakat Yunus Emre; Türkçe düşünmüş, Türkçe hissetmiş, Türkçe söylemiştir.

Halk bu arada sade Türkçeyi konuşmaya devam etmektedir. Dolayısıyla halk ile aydın, tıpkı bugünkü gibi, birbirilerini anlamaz olmuşlardır. Hâl böyle iken, 13 Mayıs 1272'de Karamanoğlu Mehmed Bey: "Bugünden sonra divanda, dergahta, barigahta, mecliste, meydanda Türkçeden başka dil kullanılmayacaktır." diyerek Türkçeyi öne çıkarmıştır. Bu ihmalin bedelini, o dönemin eserlerini anlayamadığımız için, yaklaşık bin yıldır ödemekteyiz.

Tarih ve talih bu defa Türkçenin karşısına İnglizceyi çıkartmıştır. Okullarımızda ana sınıfından başlayan İngilizce eğitimi. Liselerde (neye hazırlık olduğu hâlâ anlaşılamamış) İngilizce hazırlık sınıfları... Üniversitelerimizde yabancı dil ile eğitim. Derslerde İngilizce terimler... Eli kalem tutan bilim adamları ve aydınlar enerjilerini İngilizceye harcamakta. Ne kadar İngilizce biliyorsa o kadar bilim adamı anlayışının hâkimiyeti... Uluslararası müzik yarışmalarında İngilizce şarkılar ...

Selçuklular döneminde Farsça yazılan eserlerin tozu bile kalmadı. Yazılan eserlerin isimlerini ise sadece konunun uzmanı birkaç kişi ya bilir ya bilmez. Ama Türkçe düşünüp Türkçe söyleyen Yunus Emre ölümsüz. Türk milleti sonsuza kadar yaşayacaktır. Türk milleti var oldukça Türkçe de yaşayacaktır, fakat Türkçe yerine başka dillere emek verenleri hafızasından silip atacaktır.

İngilizceye verilen bunca emek, yapılan bunca israf. Bir gün hepsinin geçersiz olacağına, hiç kimsenin dönüp bunları anmayacağına kimsenin şüphesi olmamalıdır. Yine Türkçe düşünen, Türkçe söyleyen ölümsüz kalacaktır. Türk milletinin gönlü ve beyninde Türkçeden başka dile yer yoktur.

Boşa kürek çekmek, maarifet değildir. Tecrübelerden yararlanmak, zamandan en büyük tasarruftur.









Copyright © Prof. Dr. Necati Demir - www.necatidemir.net / www.necatidemir.tk Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma:: 2007-04-04 (3618 okuma)

[ Geri Dön ]
Content ©
İstiklâl Marşı


3. Uluslararası Türklerin Dünyası Sosyal Bilimler Sempozyumu

Türklerin Dünyası Enstitüsü

Türklerin Dünyası Dergisi
Zeitschrift für die Welt der Türken / Journal of World of Turks [ZfWT]
Yirmiyedinci sayımız Vol. 10, No. 1 (2018) yayınlanmıştır.

Özlü Söz

Şimdi gerçek olan, bir zamanlar yalnızca hayalimizdi.
(William Blake)


Gazi Üniversitesi - Gazi Eğitim Fakültesi

Yayımlanan Kitaplarımız
























Son Dakika

Pano

oyun komedi sohbet


PHP-Nuke Copyright © 2005 by Francisco Burzi. This is free software, and you may redistribute it under the GPL. PHP-Nuke comes with absolutely no warranty, for details, see the license.
Sayfa Üretimi: 0.05 Saniye


EBlue Theme by Nuke Scripts.