Hoşgeldiniz: Prof. Dr. Necati Demir - www.necatidemir.net / www.necatidemir.tk
 Yeni Kullanıcı / Giriş Şu ana kadar 4462503 sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: Nisan 2007  
Menü

Benim Köşem
· Sunuş
· Bahtiyar Vahapzade
· Türk Ninnilerinin Dili
· Türkiye'nin Bekçisi
· Nevruz
· Pileki/Bileki
· Karatekin Gazi

Uyarı

Bu sitedeki yazılar, yazarının önceden izni olmadan elektronik, mekanik, fotokopi veya herhangi bir kayıt sistemiyle çoğaltılamaz, yayımlanamaz ve depolanamaz.


Ödüller
Gazi Üniversitesinden Yayın Ödülü
2012

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN TEMEL DEĞERLERİ İLE TÜRK MİLLETİNİN MADDİ VE MANEVİ DEĞERLERİNİN GELİŞTİRİLMESİ”NE HİZMET ÖDÜLÜ
2011

2010 Yılı Türk Halk Bilimine Hizmet Ödülü
2010

2008 Yılı Türk Halk Kültürüne Hizmet Ödülü
2008

Dergi-Sempozyum

Türkçe Eğitimi ve Öğretimi Araştırmaları Dergisi

Gazi Üniversitesi 1. Uluslararası Türkçe Eğitimi Sempozyumu

1. Uluslararası Türkçe Öğretimi Öğrenci Kongresi

Türkçe Araştırmaları Akademik Öğrenci Dergisi

Avrupa'ya Türk Göçü'nün 50. Yılında Türkiye - Avusturya İlişkileri Sempozyumu


www.wir-kinder.de
www.wir-kinder.de

Hit
Şu ana kadar
4462503
sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: Nisan 2007

Hava Tahmin
İstanbul Ankara
İzmir Antalya
Adana Bodrum

Google Arama
Google



Sigaraya Hayır



DÜNYANIN EN BÜYÜK (YARI) DOĞAL HEYKELİ ORDU İLİMİZDE…
Dünyanın En Büyük (Yarı) Doğal Heykeli Ordu İlimizde…



Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necati Demir tarafından bulunan yatan deve heykeli, dünyanın en büyük (yarı) doğal heykeli olduğu anlaşılmıştır.




Dünyanın En Büyük (Yarı) Doğal Heykeli Ordu İlimizde…



Diğer fotoğrafları görmek için tıklayınız...


Dünyanın şimdiye kadar bilinen en büyük ve en tanınmış heykelleri: Japonya'da 110 m yükseklikteki Ushiku Daibutsu heykeli, Çin'de 108 m. yükseklikteki Guan Yin Sanya heykeli, Çin'de 106 m. yükseklikteki İmparator Yan ve Huang heykelleri, Japonya'daki 100'm yükseklikteki Dai Kannon Sendai heykeli, Çin'deki 88 m yükseklikteki Grand Buddha Ling Shan at Wuxi heykeli, Rodos heykeli, Amerika'daki Özgürlük Anıtı vb.dir.

Ancak aynı tür heykeller olmadığı için Mesudiye'de bulunan heykelin, Mısır'ın Kahire şehrindeki heykel ile karşılaştırılması gerekmektedir. Mısır piramitlerinin doğusunda yer alan yarı insan yarı aslan heykelinin yüksekliği 20 m, uzunluğu 73 m, genişliği ise 5 m'dir. Firavun tarafından M.Ö. 2500 yılında yapıldığı tahmin edilen heykelin kafası insana, gövdesi ise arslana benzemektedir. İnsanoğlunun o devirde böyle bir heykel yapamayacağı düşüncesinden dolayı, zamanında uzaydan gelip yontulduğu efsaneleri anlatılmaktadır Mısır'da...

Necati DEMİR tarafından Mesudiye'de tespit edilen deve heykelinin karşılaştırılabileceği dünya üzerindeki örnek, Mısır'ın başkenti Kahire bulunan gövdesi arslana, kafası ise insana benzeyen Ebu el-Hul heykelidir.

Ordu ili Mesudiye ilçesinde tespit ettiğimiz ve araştırma kapsamına aldığımız heykel yere çökmüş bir deveye benzemektedir. Deve heykelinin gövdesi doğal kayadır. Kafa kısmı ise büyük ihtimalle insan eliyle yapılmıştır. Zira kafa kısmını, gövde kısmıyla bütün olmasına rağmen gövde kısmında olduğu gibi yosun tutmamıştır. Ayrıca gövde kısmımda kayanın zaman içinde kazandığı doğal özelliklerden kafa kısmı mahrumdur. Şayet insan eli değmemiş olsa idi heykelin kafa kısmı da kayanın bütünü ile aynı özellikleri göstermesi gerekirdi.

Yarı doğal yarı insan eliyle yapılmış heykelinin uzunluğu, 110'den daha büyüktür. Genişliği yaklaşık 40 m, yüksekliği ise yaklaşık 21 m ile 60 m. Arasında değişmektedir. Mısır'daki heykel kadar insan emeği yok, fakat görünüş itibariyle daha ilgi çekici ve ilginçtir.

Yatan deve heykeli güneyden kuzeye doğru uzamaktadır, kafası doğuya bakmaktadır. Zaman içerisinde doğal aşınmalar olmasına rağmen devenin ağzını, burnunu ve gözünü andıran kısım yani kafa kısmı son derece belirgindir.

Boyun kısmının kuzeyinde, iki kayanın arasında dibe doğru genişleyen, duvarları horasan harcıyla sıvanmış bir su veya tahıl sarnıcı bulunmaktadır. Sarnıç silindir (kesik koni) biçiminde olup (2.94 X 4.97 m) alt kısma doğru genişlemektedir. Sarnıcın arkasında, yine kuzey tarafa başka bir kaya kütlesi yükselmektedir. Kayanın güneye bakan yüzünde insan eliyle açılmış dikdörtgen biçiminde bir gözetleme kulesi bulunmaktadır.

Doğal olan gövde bölümünün hemen hemen tam ortasından aşağı bir tünel açılmıştır. Bu tünelde, 152 merdiven basamağı bulunmaktadır. Hangi amaçla yapıldığı belli olmayan ve içerisinde ne olduğu belirlenemeyen tünelin girişinin yüksekliği 2.70, genişliği yaklaşık 2.56 m’dir. Yaklaşık 35 metre derinliğinde olan tünelin son noktasına Başbakanlık Afet Acil Durum Yönetimi Başkanlığı Danışmanı Peksever Müderrsioğlu inmiş ve resimlerini çekmiştir.

Dünyanın en büyük yarı doğal heykeli diyebileceğimiz bu kültür varlığının çevresinde de önemli tarihi eserler bulunmaktadır. Çevre köylerde kaya üstü resim ve figürler, Köktürk yazısı ile yazılmış kitabeler, kaplumbağa heykelleri, eski Türklerden kalma tümülüs mezarlar bunlardan bazılarıdır. Bütün bunlara Oğuz Türklerinden önceki Türklükten kalma yer isimleri (Canik Dağları, Kumanlar, Durak, Karagöl,..) ve mimarlık (ağaçların yatay biçimde duvar yapılmasından oluşan bina türleri) da bunlara eklenince Canik Dağları'nın zirvesi ilgi çekici bir durum sergilemektedir.

Türkler için devenin de özel bir yeri vardır. Türkler; at, sığır, koyun ve keçi gibi hayvanların yanında deve de beslemişler; etinden, sütünden ve derisinden yararlanmışlardır. Türk ortaoyununda deve, önemli bir figürdür. Türk masallarında, efsanelerinde, ninnilerinde de deve önemli bir unsurdur. Türk kültüründe deve, sağlamlığı ve gücü temsil eder. Bu yüzden Türklerin İslamiyeti kabul etmesini sağlayan Karahanlı hakanının adı, Satık Buğra (erkek deve) Han verilmiştir." dedi.

Özellikle Mesudiye ve çevresinde yer alan bu kültür mirası, olağanüstü özelliklere sahip olup dünyanın daha önce bilmediği özellikler taşımaktadır. Açık hava müzesini andıran bu zenginlik, dünyaya tanıtıldığında Mesudiye ve çevresi dünyanın en önemli turizm merkezlerinden biri durumuna geleceği açıktır. Zira burada bulunan eserler, dünyanın hiç birinde yoktur.

Türkiye'nin her köşesi açık hava müzesidir. Fakat yeteri kadar önem verilmemesi, gereği gibi üzerinde durulmaması ve bilim adamlarımız tarafından ihmal edilmesi yüzünden hiçbir kıymeti yokmuş gibi görünmektedir. Basın ve yayın organlarının magazin türü haberlere daha çok önem vermesi buna eklendiğinde güzel ülkemizin güzel eserleri gölgede kalmıştır. Bütün bunların bir sonucu olarak bütün dünya, Türkiye'deki eserlerden habersiz kalmıştır.









Copyright © Prof. Dr. Necati Demir - www.necatidemir.net / www.necatidemir.tk Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma:: 2010-05-20 (6853 okuma)

[ Geri Dön ]
Content ©
İstiklâl Marşı


3. Uluslararası Türklerin Dünyası Sosyal Bilimler Sempozyumu

Türklerin Dünyası Enstitüsü

Türklerin Dünyası Dergisi
Zeitschrift für die Welt der Türken / Journal of World of Turks [ZfWT]
Yirmiyedinci sayımız Vol. 10, No. 1 (2018) yayınlanmıştır.

Özlü Söz

Şimdi gerçek olan, bir zamanlar yalnızca hayalimizdi.
(William Blake)


Gazi Üniversitesi - Gazi Eğitim Fakültesi

Yayımlanan Kitaplarımız
























Son Dakika

Pano

oyun komedi sohbet


PHP-Nuke Copyright © 2005 by Francisco Burzi. This is free software, and you may redistribute it under the GPL. PHP-Nuke comes with absolutely no warranty, for details, see the license.
Sayfa Üretimi: 0.32 Saniye


EBlue Theme by Nuke Scripts.